İESOB Başkanı Yalçın Ata’nın 2025 Yılı Değerlendirmesi ve 2026 Yılı Beklentileri...
Türkiye ekonomide ve sosyal yaşamda zor bir yılı geride bırakmıştır. Gerek çevremizdeki coğrafyada süregelen çatışmalar, gerekse içeride, bu çatışmaların da payının bulunduğu durgun ekonomik ortam, 2025’in zor bir yıl olarak geçmesine neden olmuştur. Ancak yılın son döneminde ekonomide görülenolumlu gelişmeler, yeni yıla umutla bakabilmemizi sağlamaktadır.
Türkiye, geçen yaz sonu, yani 3. çeyrekte %3,7 oranında güçlü bir büyüme kaydetmiştir. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, 2025 yılının 3. Çeyreğinde Türkiye, ekonomik büyüme oranında, OECD ülkeleri (38 ülke) arasında 3. Sırayı ve G-20 ülkeleri arasında 5. en yüksek büyüme oranını elde etmiştir. Bu dönemde Türkiye’nin milli geliri cari fiyatlarla 1 trilyon 538 milyar dolara yükselmiş, tüm zamanların milli gelir rekoru kırılmıştır.
Aynı şekilde uluslararası araştırma ve kredi derecelendirme kuruluşu olan Moody's de, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında gösterdiği büyüme performansının ardından, 2026'da ekonomik büyümenin yüzde 3,4'e ve 2027'de yüzde 3,5'e yükseleceğini öngörmüştür.
Esnafın durumu..
Türkiye 2025 yılını, yüksek ama düşen bir enflasyon, kontrollü kur artışı ve ılımlı büyüme dengesi ile kapatmaktadır. Enflasyon durağanlaşıp düşme eğilimine girse de, halkın alım gücünün sınırlı olması, doğrudan halka ürün ve hizmet sunan esnaf sanatkarlarımızı zorlamıştır. Köylünün, memurun, emeklinin, çiftçinin, işçinin gelir düzeyi arttıkça, onlar tüketime yöneldikçe bu durum çarşı pazardaki, sokaklardaki esnaf sanatkarlarımızı da rahatlatacaktır.
2025’de vatandaşların zorunlu ihtiyaçları dışında tüketimden kaçınması, üyelerimizin iş potansiyellerinin düşük seviyelerde kalmasına yol açmış, yatırımlarını sınırlandırmıştır. Her şeye rağmen esnaf sanatkarlar ticari yaşamlarında bir önceki yıla göre daha fazla önünü görür hale gelmiş, yeterli olmasa da işlerinde bir canlanma yaşanmıştır.
2026 nasıl geçecek…
2025 yılı sonunda ekonomide yaşanan iyimser hava, faizlerin aşağı yönde trende girmesi, döviz kurlarının kontrollü seyretmesi, enflasyondaki olumlu gelişmeler doğal olarak beklentileri de artırmaktadır. İşletmeler, 2026 yılına girerken daha rahat ve net planlamalar yapabileceklerdir.
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 23,35 seviyesinde olacaktır. Dolar/TL kuru 51 lira, politika faizi beklentisi ise yüzde 28 düzeyinde öngörülmektedir. Bu noktada esnaf sanatkarlarımız başta olmak üzere, reel sektör üyelerine önerimiz imalat, ticaret ve üretimlerinde kontrollü ve dikkatli olmalarıdır. 2026’da üretimlerini aşırı iyimser beklentilerle artırmak da, aşırı kötümserlik nedeniyle kısmak da sağlıklı olmayacaktır. İşletmeler yeni yılda faaliyetlerini alternatif senaryolara dayandırmalı, üretim-fiyatlandırma-hizmet sunumlarında maliyet ve finansman açısından öngörülerin sık sık değişebileceğini hesaba katmalıdırlar.
Esnaf kesiminin beklentileri…
Yeni yılda esnaf teşkilatlarının da bazı beklentileri bulunmaktadır. Bu beklentiler içinde en önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz:
-Götürü Usul Düzenlemesi…
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenlemeye göre, basit usulde vergilendirilen birçok meslek grubuna mensup esnaf sanatkarlarımız, 2026 yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir. İzmir’de Karaburun, Kınık ve Beydağ olmak üzere üç ilçe hariç, nüfusu 30 binin üzerinde olan ilçelerdeki basit usul mükellefi üyelerimiz gerçek usulde vergilendirilme sistemine geçeceklerdir.
Büyük ilçelerin, nüfusu 2 bini geçmeyen belde ve köylerindeki esnaf için bir kolaylık getirilmiştir ama ilçe merkezindeki esnaf gerçek usulde vergilendirilecektir. Düzenleme, başta lokantacılar, tamirciler, inşaatçılar, taksiciler ve küçük perakendeciler olmak üzere İzmir’de yaklaşık 30.000 esnafı doğrudan etkileyecektir. Düzenleme esnafa damga vergisi, geçici vergi, muhasebe ücreti, muhtasar ve stopaj bedelleriyle aylık 5.000 liraya varan ek maliyet getirecektir.
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki; Esnaf sanatkarlar uygulanması düşünülen yeni düzenlemeye hazırlıksız yakalanmışlardır. Dolayısıyla esnaf sanatkarlarımızın yeni düzenlemeden mağdur olacağı aşikardır. Bizim önerimiz, alt yapı hazırlanana kadar esnaf sanatkarlara bir geçiş süreci tanınmasıdır.
Uygulamadan daha fazla verim alınabilmesi adına düzenleme bir yıl ertelenmeli, bu süreçte de Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ve Bakanlık yetkililerinin işbirliği altında çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmalarda düzenlemenin kriterleri yeniden gözden geçirilmeli, illerin nüfuslarına, sosyo- ekonomik şartlarına ve mesleklere göre hadler belirlenmelidir. Bu şekilde hem bir mağduriyet yaratmadan yeni düzenlemenin sancısız şekilde hayata geçirilmesi sağlanacak, hem de devletin daha fazla gelir elde etmesinin önü açılmış olacaktır.
-SGK Beklentileri..
Bağ-Kur sigortalısı 9 bin günü, SSK sigortalıları ise 7200 günü doldurdukları takdirde emekliliğe hak kazanmaktadırlar. Her türlü ticari riski alan üyelerimiz, yanlarında çalıştırdığı elemanlardan bile daha geç emekli olmaktadırlar. Sosyal adaleti zedeleyen bu durumun acilen düzeltilmesi gerekmektedir.
Ayrıca emekli olmak isteyen esnafın borcunu ödemek istediği zaman tüm borcunu değil, sadece ihtiyaç duyduğu kadar günleri satın alabilmesinin önü açılmalıdır.
-İşyeri Stopajları…
Mal sahibinin vermesi gereken yüzde 20 oranındaki stopaj yükü esnafın üzerinde kalmaktadır. Bu Türkiye’nin bilinen bir gerçeğidir. Son dönemde kiraların da aşırı artış gösterdiği göz önüne alınırsa, stopajın kaldırılması veya hiç olmazsa yüzde 10 seviyelerine çekilmesi, üyelerimizi rahatlatacak bir tedbir olacaktır.
Tüm bunların yanısıra AVM yasasında güncelleme yapılması, çırak bulmamızı önleyen 4-4-4 eğitim sisteminin gözden geçirilmesi, aileleri mesleki eğitime özendirecek çalışmaların planlanması, yerel yönetimlerin uyguladığı ruhsat harçları ve su tarifelerinde esnaf sanatkarların mağduriyetinin önüne geçilmesi, kayıt dışının önlenmesi, yemek kartı ve POS cihazlarındaki yüksek komisyon oranlarına yönelik bir düzenlemenin hayata geçirilmesi ve ticari araçlarda akaryakıt indirimi uygulaması da 2026 yılında çözüme ulaştırmak istediğimiz sorunlarımızın bir kısmını oluşturmaktadır.




Benzer Haberler
Yorgancılar: “E-İthalatta Denetim Kararı Haksız Rekabeti Önleyecek”
Menderes’te salep umudu
Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2025 Değerlendirmesi: “Bu Yıl Büyüme Değil, Dayanıklılık Yılıydı”
Menemen Belediyesi'nden AYVACIK'ta tarıma can suyu
Yağışlar 2025/26 Sezonu Ege Bölgesi Pamuk Rekoltesini olumsuz etkiledi
İESOB Başkanı Yalçın Ata’nın 2025 Yılı Değerlendirmesi ve 2026 Yılı Beklentileri...
2025’te maddi yardımların miktarı 400 milyon liraya ulaştı. İzmir’de dayanışmanın büyüdüğü yıl
Bornova Belediyesi’nden Yeni Yıl hediyesi